<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Organik Bal ve Arı Ürünleri Hakkında | Arıcı Cemal</title>
	<atom:link href="https://www.aricicemal.com.tr/services_group/organik-bal-ve-ari-urunleri-hakkinda/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.aricicemal.com.tr</link>
	<description>Düzce Organik Bal ve Arı Ürünleri</description>
	<lastBuildDate>Sun, 05 Nov 2023 10:11:33 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr-TR</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=4.9.24</generator>

<image>
	<url>https://www.aricicemal.com.tr/wp-content/uploads/2023/11/cropped-arıcıcemalfav-32x32.png</url>
	<title>Organik Bal ve Arı Ürünleri Hakkında | Arıcı Cemal</title>
	<link>https://www.aricicemal.com.tr</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Organik Bal Üretimi</title>
		<link>https://www.aricicemal.com.tr/services/organik-bal-uretimi/</link>
		<pubDate>Fri, 10 Jun 2016 12:12:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[aricicemalarc81tr]]></dc:creator>
		
		<guid isPermaLink="false">https://www.aricicemal.com.tr/?post_type=services&#038;p=199</guid>
		<description><![CDATA[<p>Organik tarım yönetmeliği uygulanarak, üretilen bal neredeyse 1000 yıl önce doğada üretilen ürüne çok yakın oluyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.aricicemal.com.tr/services/organik-bal-uretimi/">Organik Bal Üretimi</a> first appeared on <a href="https://www.aricicemal.com.tr">Arıcı Cemal</a>.</p>]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p>Organik bal ile konvansiyonel bal arasındaki farkı anlatmak için isterseniz öncelikle organik balın nasıl üretildiğinden bahsedelim. Organik bal üretmek isteyen arı yetiştiricisi, Tarım Bakanlığının yetkilendirdiği bir organik sertifikasyon firması ile sözleşme yaparak organik bal üretimi için ilk adımı atmış oluyor. Arı yetiştiricisinin daha önce konvansiyonel bal ürettiği kovanlar organik geçiş sürecine alınıyor, bu süreç içerisinde kovanlardaki mumlar/petekler organik mum ile değiştiriliyor, eğer mevcut kovanlar boyalı ve paslı metal aksamlı ise boyasız ahşap ve metal aksamları paslanmaz çelikten üretilmiş yeni kovanlar ile değiştiriliyor. Arıcılıkta geçiş süreci ortalama bir yıl sürüyor, yetkilendirilmiş sertifikasyon firması duruma göre bu süreyi uzatabiliyor. Arı yetiştiricisi organik geçiş süreci ve sonrasında kovanlarının bakımı ve üretimini yürürlükteki organik tarım yönetmeliğine uygun şekilde yapması gerekiyor fakat geçiş sürecindeki ürettiği ürünü organik ürün olarak pazarlayamıyor.</p>
<p><strong>Yürürlükteki mevzuata göre organik arı yetiştiricisinin uymak zorunda olduğu önemli bazı kurallar;</strong></p>
<p>Dört mevsim kovanların bulunduğu arazinin 3km çapında konvansiyonel tarım ve konvansiyonel arıcılık yapılmaması gerekiyor. Tüm arı yetiştiricileri kovanlarını taşıyacakları noktalara önceden ilçe tarım müdürlüğünden oturma izni alarak taşımaktadır. İlçe tarım müdürlüğünün organik arıcılık sahası belirlediği noktalara sadece organik arıcılık yapan işletmelerin kovan koymasına izin vererek, konvansiyonel kovanların organik kovanlara yaklaşmasını önlemektedir.</p>
<p>Kışın kovanlar (arılar) bir önceki yıl aynı kovanların ürettiği organik bal ile besleniyor.</p>
<p>İhtiyaç duyulduğunda konvansiyonel veteriner ilaçları kullanılamıyor, organik arıcılığa uygun sertifikasyon firmasının izin verdiği ilaçlar kullanılıyor. Bu mücadele ilaçları Organik Tarımın Esasları ve Uygulamasına İlişkin Yönetmelikte belirtiliyor.</p>
<p>Organik arıcılıkta tüm girdilerin kontrollü ve organik tarıma uygun olması gerektiği için kullanılan petekler de organik sertifikalı veya organik işletmenin kendi kullanımı için ürettiği mumdan üretilmiş olması gerekiyor. Konvansiyonel arıcılıkta kullanılan petekler kanserojen madde olan parafin ve naftalin içerebilmektedir, bu hepsinin içerdiği anlamına gelmez ama kontrol mekanizması organik arıcılığa göre çok hafiftir. Organik işletmelerde, sertifikasyon firmaları tarafından hemen hemen her yıl mum örneği alınarak test edilmektedir. İşletme sahipleri de kendi mumlarını kontrollü olarak kendi işletmelerinde üretmekte veya dışarıdan sertifikalı almaktadır.</p>
<p>Organik tarım yönetmeliği uygulanarak, üretilen ürün neredeyse 1000 yıl önce doğada üretilen ürüne çok yakın oluyor. Organik arıcılık metodu ile üretilen ballarda veteriner ilaç kalıntısı, bitkilerin ilaçlamasında kullanılan pestisitlerin kalıntısı bulunmuyor, üretimden sonra sertifikasyon firması son ürünü kalıntı olup olmadığı anlamak için analiz (Pestisit, naftalin, antibiyotik ve ağır metaller analizleri gibi) yaptırıyor ve ürün temiz ise organik ürün sertifikası veriyor. Ayrıca organik kovanlar ayçiçeği, limon gibi kültür tarım bitkilerinin bulunduğu araziden en az 3km uzakta bulunmak zorunda olduğu için nektar kaynağı sadece yabani çiçekler oluyor.</p>
<p>Konumuz olmadığı için burada detaya girmedik ama piyasadaki konvansiyonel balcılıkta Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının da tespit ettiği üzere ciddi biçimde tağşiş söz konusu. Organik ürün logosunu taşıyan ürünler çok sık denetlendiği, tağşişin ötesinde kimyasal kalıntı denetimleri de yapıldığından, tercih edildiğinde tağşişsiz ürün tüketildiğinden emin olunabilir.</p>
<p><strong>Organik Bal Neden Diğer Ballardan Pahalı?</strong><br />
Organik tarım yönetmeliğinin uygulanması epeyce pahalı bir yöntem. Özellikle Türkiye’de organik şeker bulunmaması sebebi ile arılar kışın gene ürettiği organik bal ile besleniyor olması (konvansiyonel arıcılıkta kışın arıları beslemek için pancar şekerinin yanında nişasta bazlı çok ucuz mısır şekeri de kullanılabiliyor), üretimde ayçiçeği, narenciye ve pamuk gibi ballı tarım bitkilerinden faydalanılamaması nedeni ile kovan başı daha az bal üretimi ve organik sertifikalı veteriner ilaçlarının genelde ithal ve pahalı olması sebepleri ile üretilen organik bal, konvansiyonel ballara göre daha maliyetli oluyor. Ülkemizde market raflarında satılan konvansiyonel balların birçoğunun ayçiçeği gibi ballı kültür bitkilerinden üretiliyor veya bu bitkilerden elde edilen ballar ile harmanlanıyor olması sebebi ile organik bal biraz pahalı kalıyor, ancak organik sertifikalı bal tüketerek hem doğaya sahip çıkıyorsunuz, hem de kırlarda dağlarda üretim yapan arı yetiştiricilerini sosyal sorumluluk alarak desteklemiş oluyorsunuz. Organik bal tüketimi ile lezzetin yanında kimyasal ilaç kalıntısız, sadece şifalı yaban kır çiçeklerinden üretilmiş bal tüketerek sağlığınızı da desteklemiş oluyorsunuz.</p><p>The post <a href="https://www.aricicemal.com.tr/services/organik-bal-uretimi/">Organik Bal Üretimi</a> first appeared on <a href="https://www.aricicemal.com.tr">Arıcı Cemal</a>.</p>]]></content:encoded>
			</item>
		<item>
		<title>Arı Sütü</title>
		<link>https://www.aricicemal.com.tr/services/ari-sutu/</link>
		<pubDate>Fri, 10 Jun 2016 12:10:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[aricicemalarc81tr]]></dc:creator>
		
		<guid isPermaLink="false">https://www.aricicemal.com.tr/?post_type=services&#038;p=198</guid>
		<description><![CDATA[<p>Arı sütü,  genç işçi arıların hipofarenjiyal ve postserebral bezlerinden salgılanan bir arı ürünüdür.</p>
<p>The post <a href="https://www.aricicemal.com.tr/services/ari-sutu/">Arı Sütü</a> first appeared on <a href="https://www.aricicemal.com.tr">Arıcı Cemal</a>.</p>]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p>Arı sütü, genç işçi arıların hipofarenjiyal ve postserebral bezlerinden salgılanan bir arı ürünüdür.Genç işçi arılar arısütünü ana arı adaylarını ve ana arıları beslemek için üretir.Larvalar üç günlükken alınır,süt taplanır.</p>
<p><img class="size-full wp-image-464 aligncenter" src="http://www.tab.org.tr/wp-content/uploads/2016/07/tab-arı-sütü.jpg" sizes="(max-width: 920px) 100vw, 920px" srcset="https://www.tab.org.tr/wp-content/uploads/2016/07/tab-arı-sütü.jpg 920w, https://www.tab.org.tr/wp-content/uploads/2016/07/tab-arı-sütü-300x100.jpg 300w, https://www.tab.org.tr/wp-content/uploads/2016/07/tab-arı-sütü-768x256.jpg 768w, https://www.tab.org.tr/wp-content/uploads/2016/07/tab-arı-sütü-260x87.jpg 260w, https://www.tab.org.tr/wp-content/uploads/2016/07/tab-arı-sütü-50x17.jpg 50w, https://www.tab.org.tr/wp-content/uploads/2016/07/tab-arı-sütü-150x50.jpg 150w" alt="tab-arı-sütü" width="920" height="307" /></p>
<p><strong>Şekil 1. Arı sütünün hasadı</strong></p>
<p><strong>Arı Sütünün Fiziksel Özellikleri</strong><br />
Arı sütü homojen, kirli beyaz renkte, keskin kokulu, ekşimsi tat da suda çözünen kıvamlı bir maddedir.</p>
<p><strong>Arı Sütünün Kimyasal Özellikleri</strong><br />
Arı sütü yaklaşık olarak 66% su, 15% şeker, 5% yağ, yüksek oranda aminoasitlerle birlikte 13% protein ve vitaminler (biotin, flik asit, inositol, niasin, pantotenik asit, piridoksin, riboflavin, tiamin, vitamin E) içerir. 0,7–1,2% lik oranlarda da mineral maddeler (kalsiyum, manganez, potasyum, sodyum, bakır, çinko, demir) içermektedir.</p>
<p>Protein, arı sütünün esas bileşenidir ve kuru materyalinin yaklaşık yarısını oluşturmaktadır. Arı sütünün bazı özellikleri lipid moleküllerinin varlığına atfedilse de çoğu kanıtlanmış biyo-aktiviteleri protein içeriğinden kaynaklanmaktadır.</p>
<p>Arı sütü ayrıca antibakteriyel bir protein olan “10-hidroksi–2-dekenoik” asiti içermektedir.</p>
<p><strong>Arı Sütünün Arılar İçin Önemi</strong><br />
İşçi arılar hayatları boyunca larva dönemlerinin ilk üç gününde arı sütüyle beslenirler, kraliçe arı için ise arı sütü hayatı boyunca tek besindir. Bal arısı larvasının özel olarak arı sütüyle beslenmesi sonucunda, kovandaki diğer erişkin bireylerin yoksun olduğu morfolojik ve fonksiyonel karaktelere sahip, doğurgan ve uzun ömürlü erişkin bir kraliçe arı gelişir.</p>
<p><strong>Arı Sütünün Biyolojik Aktiviteleri<br />
</strong>İnsanlara da arılarla aynı etkiyi gösterdiği inanışından dolayı arı sütü yaygın olarak kozmetik veya besin takviyesi olarak kullanılmaktadır. Arı sütünü biyolojik aktiviteleri içeriğindeki eser elementlerin miktarına bağlı olarak çeşitlilik göstermektedir. Antiaging, hipoglisemik ve anti-tumoral, anti-imflamatör, DNA koruyucu, antioksidan ve karaciğer koruyucu özellikleri de belirtilmiştir.</p>
<p><strong>Arı Sütünün Kullanım Şekli<br />
</strong>Çeşitli formlarda besin olarak (diğer arı ürünleri ile karıştırılarak, dondurularak veya liyofilize edilerek).  Kozmetik yapımında (krem, losyon vb. birçok ürün) kullanılmaktadır.</p><p>The post <a href="https://www.aricicemal.com.tr/services/ari-sutu/">Arı Sütü</a> first appeared on <a href="https://www.aricicemal.com.tr">Arıcı Cemal</a>.</p>]]></content:encoded>
			</item>
		<item>
		<title>Petek Bal</title>
		<link>https://www.aricicemal.com.tr/services/petek-bal/</link>
		<pubDate>Fri, 10 Jun 2016 12:09:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[aricicemalarc81tr]]></dc:creator>
		
		<guid isPermaLink="false">https://www.aricicemal.com.tr/?post_type=services&#038;p=197</guid>
		<description><![CDATA[<p>Bal doğanın ürettiği ve bizlere sunduğu eşsiz lezzetlerden biridir.Bal, basit karbonhidrat kaynağıdır.</p>
<p>The post <a href="https://www.aricicemal.com.tr/services/petek-bal/">Petek Bal</a> first appeared on <a href="https://www.aricicemal.com.tr">Arıcı Cemal</a>.</p>]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<div class="woocommerce-product-details__short-description">
<p>Bundan 50 yıl öncesine kadar bal süzme makinelerinin kullanımı ülkemizde hiç yaygın değildi. Arıcılar ürettikleri balları petekli olarak hasat etmekteydi. Bu nedenle insanlarımız eskiden genellikle petekli bal tüketmiştir. Ayrıca pek çok kişinin ilk bal tüketimi petekli bal ile olduğu için petekli bala olan ilgi hep olacaktır.</p>
<p>Fakat, günümüzde maalesef market raflarında bulunan petekli balların neredeyse tamamı arılara yoğun şekerli sıvı verilerek üretilmektedir. Bu ürünlerin üzerinde ise “Arıya şeker verilerek üretilmiştir” ya da “Arıya glikoz, mısır şurubu vb. Verilerek üretilmiştir.” Şeklinde bir uyarı ile satılmalıdır. Bu durumu hep birlikte bilinçlenerek, çevremizdeki insanları uyararak düzelteceğiz.</p>
<p style="text-align: left;" align="center">Petek Balının Faydaları</p>
<p style="text-align: left;" align="center">• Hastalıklara sebep olan serbest radikallerin giderilmesini sağlar.<br />
• Uykusuzluğun giderilmesinde etkilidir.<br />
• Günde 1 tatlı kaşığı petek balı tüketmek anemi hastalığına iyi gelir.<br />
• Yorgunluğu gidererek enerjik hissetmenizi sağlar.<br />
• Kalp damarlarının tıkanmasını önler.<br />
• Hücreleri yenileyerek cildi güzelleştirir.<br />
• Alerjik hastalıklarda şifa kaynağıdır.<br />
• Kilo alımını önler.</p>
</div><p>The post <a href="https://www.aricicemal.com.tr/services/petek-bal/">Petek Bal</a> first appeared on <a href="https://www.aricicemal.com.tr">Arıcı Cemal</a>.</p>]]></content:encoded>
			</item>
		<item>
		<title>Propolis</title>
		<link>https://www.aricicemal.com.tr/services/aricicemal-propolis/</link>
		<pubDate>Fri, 10 Jun 2016 12:07:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[aricicemalarc81tr]]></dc:creator>
		
		<guid isPermaLink="false">https://www.aricicemal.com.tr/?post_type=services&#038;p=196</guid>
		<description><![CDATA[<p>Son yıllarda yapılan çalışmalar ile en az bal kadar önemli bir diğer arı ürünü propolistir.</p>
<p>The post <a href="https://www.aricicemal.com.tr/services/aricicemal-propolis/">Propolis</a> first appeared on <a href="https://www.aricicemal.com.tr">Arıcı Cemal</a>.</p>]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: left;">İnsanların dengeli ve sağlıklı beslenmesinde önemli bir yeri olan balın yanı sıra polen, arı sütü, propolis ve arı zehri gibi diğer arı ürünleri de günümüzde birçok amaç için kullanılmaktadır. Son yıllarda yapılan çalışmalar ile en az bal kadar önemli bir diğer arı ürünü olan propolisin içeriği ve etkileri belirlenip kullanım alanının artırılması sağlanmıştır.</p>
<p style="text-align: left;">Çok eski çağlarda keşfedilerek, doğal bir antibiyotik olarak kullanılan propolisin mikroorganizmalara karşı olan etkisi temel karakteri olup, ilaç özellikleri nedeniyle eski çağlardan beri insanlar tarafından kullanılmaktadır. Propolisin farmakolojik özellikleri Yunan ve Romalı fizikçiler Aristoteles, Dioscoroides, Pliny ve Galen tarafından tanımlanmıştır. Bu tanıma göre propolis yaraların tedavisinde ve ağız enfeksiyonunda bir antiseptik olarak kullanılabilmektedir. Propolisin bu özellikleri Orta Çağda Avrupa’da ve Arabistan’ da kullanılmıştır. Inka’lar ise propolisi ateş düşürücü olarak kullanmışlardır. Propolis 17. yy. da Londra’da resmi ilaç olarak listelenmiştir ve yine bu yıllarda anti-bakteriyel aktivitelerinden dolayı Avrupa’da önem kazanmıştır.</p>
<p style="text-align: left;">Propolis, insan sağlığı için alınması gereken 22 bileşeni içermesi açısından içinde bulunduğumuz yüzyılda keşfedilen, mükemmel doğal ürün özelliği ile de önem kazanmıştır.</p>
<p style="text-align: left;">Propolis bütün bu özellikleri nedeniyle daha ileri düzeydeki araştırmalar için oldukça ilginç bir arı ürünüdür. Birçok ülkede, propolis çeşitli tıbbi sorunlara karşı kullanılmasına rağmen henüz cevap bulamamış bazı sorularıda içermektedir. Bu da propolisin modern tıpta kullanımını sınırlamaktadır.</p>
<p style="text-align: left;">Propolisin farklı kullanım alanları bilim adamlarının dikkatini çekdikten sonra bu konuda çeşitli araştırmalar yapılmaya başlanmıştır. Bu ilgiye bağlı olarak propolisin ticari öneminde de artış ortaya çıkmıştır. Propolis veterinerlik ve insan sağlığıyla ilgili kullanımlarında büyük potansiyele sahip doğal bir üründür. Diğer taraftan tıbbi bitkilerden sağlanan ürünlerden farklı olarak içeriği olağanüstü çeşitlilik göstermektedir. Farklı ülkelerde toplanan propolis örneklerinin kimyasal içeriği oldukça çeşitlilik göstermektedir. Bu çeşitlilik propolisin tıbbi amaçlı kullanımında ve kalite kontrolünde ciddi sorun yaratmaktadır. Karşı karşıya gelinen en büyük sorun propolis orijininin bölgeden bölgeye çeşitlilik göstermesidir. Propolisin orijininin bilinmemesi ise standartlaşmada ciddi sorun yaratmaktadır.</p>
<p style="text-align: left;">Günümüzde propolisin çeşitli kullanım şekilleri mevcut olup, saf ya da aloe jel ile polenle, ekstrakt olarak (hidroalkolik veya glikolik), ağız spreyi olarak (melissa, adaçayı ve/veya rosemary ile karıştırılarak), boğaz pastillerinde, kremler ve pudra şeklinde, gargara olarak üretilmekte ve içindeki balmumu alındıktan sonra kullanılmaktadır.</p>
<p style="text-align: left;">Propolisin çok sayıda etkilerine rağmen, raporların çoğu ön çalışmalara dayanmaktadır. Çalışmaların çoğunluğu Doğu Avrupa ülkelerinde yürütülmektedir. Uygulamalı çalışma ve araştırmalar ağırlıklı olarak Çin’de yapılmaktadır. Ama bilgi sağlanılması dil engeli nedeniyle zordur. Daha detaylı çalışmalar özellikle bağırsaklar, cildiye ve dişle ilgili uygulamalar propolisin tıbbi kullanımda olası faydalarının belirlenmesini sağlayacaktır.</p>
<p style="text-align: left;"><strong>Propolisin Tanımı</strong><br />
Bitkilerin büyük bir bölümü, yapraklarını, çiçeklerini ve meyvelerini, antimikrobik çürümeye karşı ürettikleri, su geçirmez ve ısı yalıtımı özellikleri olan reçinemsi maddelerle korurlar. Bal arıları bu reçinemsi maddeleri ağaçların gövdelerindeki çatlaklardan, tomurcuklardan ve yapraklardan toplarlar. Arıların çiğneyip, ağız sindirim enzimlerini ekleyerek ve kısmen de sindirerek, balmumu ile karıştırdıkları yapışkan madde, kovanda çeşitli amaçlar için kullanılır. Diğer bir deyişle propolis bal arılarının; canlı bitkilerden topladığı, balmumu ile karıştırdığı ve larva gözlerine yumurta bırakılmadan önce cilalamada ve kovan içi açıklıkların kapatılmasında kullandıkları yapışkan, koyu renkli bir maddedir.</p>
<p style="text-align: left;"><strong>Propolisin Fiziksel Özellikleri</strong><br />
Propolis, rengi sarıdan koyu kahverengiye bazende yeşile çalar. Şekil 3’de kovandan toplanmış, kahverenginde ham propolis verilmiştir. Propolisin rengi toplandığı bölgeleye ve mevsime göre farklılık göstermektedir. Örneğin ılıman iklime sahip ülkelere ait örnekler aşağı yukarı belirgin bir kahverengine sahipken, tropik iklime sahip ülkelerde ve Avustralya’da propolisin rengi siyahtır. Finlandiya propolisi turuncu, Küba propolisi ise koyu menekşe renktedir. Propolisin botanik kökeninin değişiklik göstermesine bağlı olarak renginde farklılıkların gözlenmesi doğaldır.</p>
<p style="text-align: left;"><img class="size-full wp-image-457 aligncenter" src="http://www.tab.org.tr/wp-content/uploads/2016/07/tab-propolis3.jpg" sizes="(max-width: 320px) 100vw, 320px" srcset="https://www.tab.org.tr/wp-content/uploads/2016/07/tab-propolis3.jpg 320w, https://www.tab.org.tr/wp-content/uploads/2016/07/tab-propolis3-300x200.jpg 300w, https://www.tab.org.tr/wp-content/uploads/2016/07/tab-propolis3-219x146.jpg 219w, https://www.tab.org.tr/wp-content/uploads/2016/07/tab-propolis3-50x33.jpg 50w, https://www.tab.org.tr/wp-content/uploads/2016/07/tab-propolis3-113x75.jpg 113w" alt="tab-propolis3" width="320" height="213" /></p>
<div style="text-align: left;" align="center"><strong>Şekil 3.</strong> Kovandan toplanmış kahverenkli ham propolis</div>
<div style="text-align: left;" align="center"></div>
<div align="center">
<p style="text-align: left;">Propolis kovandan alındığı zaman yapışkan ve kendine özgü keskin bir kokusu vardır. Avrupa propolisi genellikle hoş ve hafif bir kokuya sahiptir. Yandığında, içeriğinde bulunan aromatik maddelerin neden olduğu hoş bir koku çıkarır. Gürcistan propolisinin kokusu, genelde diğer bölgeler ve Rusya bölgesine ait propolisin kokusuna benzer.  Litvanya propolisi ise çok güçlü tarçın kokusuna sahiptir. Tad olarak ta hepsi ekşi ve keskin bir tada sahiptirler.</p>
<p style="text-align: left;">Ortam soğuk olduğunda balmumu gibi sert, ısıtılınca reçinemsi ve yapışkan olan propolise, bu özelliğinden dolayı arı yapışkanı da denir. Propolis 15-25ºC arasında mum kıvamında elastik bir yapı gösterir. Yüksek sıcaklıklarda (30-40ºC) yumuşayıp yapışkan bir durum almaktadır. 80ºC de ise kısmen erimektedir. Propolis derin dondurucuya konulduğu zaman hemen katılaşır, istenirse bir öğütücü yardımı ile toz haline getirilebilir.</p>
<p style="text-align: left;"><strong>Propolisin Kimyasal Özellikleri<br />
</strong>Propolisin kimyasal içeriği çok karmaşıktır ve toplandığı bölgenin florasına bağlı olarak çeşitlilik göstermektedir. Farklı ekosistemlerde yetişen bitkilerin türlerine ve yoğunluğuna bağlı olarak, bu bölgelerden elde edilen propolisin kimyasal içeriği çeşitlilik göstermektedir. Propolisin içeriği yerel floraya ek olarak çiçeklenme, iklim koşulları, tomurcuktaki reçine miktarı, toplanma zamanı, balmumu, polen ve arı tarafından salgılanan madde içeriğine bağlı olarak da farklılaşır. Arı türü ve arı ırkı da propolisin içeriğini etkileyen etmenler arasındadır. Tablo 1’de propolisin genel yapısı ve bileşenlerin oranları verilmektedir.</p>
</div><p>The post <a href="https://www.aricicemal.com.tr/services/aricicemal-propolis/">Propolis</a> first appeared on <a href="https://www.aricicemal.com.tr">Arıcı Cemal</a>.</p>]]></content:encoded>
			</item>
		<item>
		<title>Polen</title>
		<link>https://www.aricicemal.com.tr/services/polen/</link>
		<pubDate>Fri, 10 Jun 2016 12:06:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[aricicemalarc81tr]]></dc:creator>
		
		<guid isPermaLink="false">https://www.aricicemal.com.tr/?post_type=services&#038;p=195</guid>
		<description><![CDATA[<p>Polen, bal arılarının gelişimleri, üremeleri ve kovandaki faaliyetleri sürdürebilmeleri için gerekli bir besindir.</p>
<p>The post <a href="https://www.aricicemal.com.tr/services/polen/">Polen</a> first appeared on <a href="https://www.aricicemal.com.tr">Arıcı Cemal</a>.</p>]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Polenin İnsanlar için Önemi<br />
</strong>Arıların topladığı polen, insanların tüketiminde protein kaynağı olarak düşünülmektedir. Bu polenlerin insan tüketimi için kullanımı, polen tuzak yöntemlerinin gelişimine bağlı olarak gelişmiştir.</p>
<p>Arının topladığı polen, rüzgâr ile yayılan ve tozlaşan bitki poleni ile karıştırılmamalıdır. Anemofili olarak adlandırılan bu bitki polenleri, hafiftir ve genellikle huş (<em>Betula</em>)<em>,</em>kavak(<em>Populus</em>) ya da Gymnospermlere ait polenlerdir. Bu polenler alerjilere neden olabilmektedir. Arıların topladığı polen ise daha ağır ve daha yapışkandır. Entomofili veya “böceklerin arkadaşları” olarak adlandırılmakta ve nadiren alerji semptomlarına neden olmaktadırlar. İçerdiği kuersetin (Quercetin) vücuda histamin bırakılmasını önlemektedir ve bu maddenin alerjiyi ve saman nezlesini azaltan yardımcı faktörlerden biri olduğu düşünülmektedir.</p>
<p>Yapılan araştırmalar, polenin proteince zengin, yağ oranı düşük, mineral ve vitaminlerce zengin olduğunu göstermektedir. Günlük 15 g (yaklaşık bir çorba kaşığı) polenin insan vücudu için gerekli minimum amino asit ihtiyacını karşıladığı bildirilmiştir .</p>
<p>Polen, lahana, domates, elma, biftek, tavuk, buğday ve fasulye olmak üzere toplam 7 ürünün besin içeriğiyle karşılaştırılmıştır. Polenin besin değeri karşılaştırılan yiyeceklerin (genellikle domatesin ve lahananın en çok besinsel değere sahip oldukları düşünülmesine rağmen) hemen hepsinden daha yüksek düzeydedir. Protein içeriği bakımından polen 2. sırada olup, tavuk etinden sonra yer almaktadır.</p>
<p>Hücrelerde normal metabolizma sırasında serbest radikaller olarak adlandırılan okside edici moleküller (oksidantlar) oluşur. Oksitleyici özelliğe sahip bu tür elektrofilik moleküller hücre membranındaki lipidleri, hücrenin büyük ve önemli fonksiyonel molekülleri olan proteinlerini ve DNA’yı oksitleyebilirler. Oksitlenmiş proteinler hücresel fonksiyon bozukluğuna, DNA’nın oksidasyonu DNA hasarına ve mutasyona neden olur. Membran lipidlerinin oksidasyonu ise membrandaki lipidlerin peroksidasyonuna neden olup hücre membran geçirgenliğini bozarak hücreleri olumsuz etkiler. Normal hücresel metabolizma sonucu ortaya çıkan oksidantlara karşı antioksidant koruyucuların çoğu hücreler tarafından üretilen, süperoksit dismutaz (SOD), katalaz, glutatyon transferaz, glutatyon peroksidaz ve CytP450 monooksijenazlar gibi oksidantları etkisiz kılan enzimlerdir. Radyasyon, pestisitler ve diğer bazı ilaçlar gibi ekzojen oksidant molekül üreten stresler altında endojen antioksidant depolar yetersiz kalmakta ve buna bağlı olarak endojen oksidantlarda da önemli ölçüde artış ortaya çıkmaktadır. Dolayısıyla ekzojen kaynaklı oksidatif serbest radikal ürünlerin neden olduğu hücresel hasarları önlemek için, organizmanın endojen antioksidantlara katkıda bulunmak için ekzojen kaynaklı antioksidantlara gereksinimi vardır. Ekzojen antioksidant kaynağı ağırlıklı olarak taze sebze ve meyvelerde bulunan vitamin C, vitamin E, karotenoidler, flavanoidler ve diğer polifenollerdir. Arıların topladığı polen de içerdiği besin değeri ile serbest radikallerin etkisini bozan antioksidant etki sağlar.</p>
<p>Araştırmacılar arı poleninin, bağışıklık sistemini güçlendirdiğini, X ışınlarına karşı dirençli kıldığını, antibakteriyel ve antiviral özelliklere sahip olduğunu, özellikle ciddi hastalıklara neden olan <em>Escherichia coli</em> ve <em>Proteus </em>mikroorganizmalarına karşı belirli bir antibiotik özelliğinin varlığını saptamışlardır.</p>
<p>Polen, ayrıca vücudu gençleştirip, organları ve bezleri uyararak, yaşama direncini yükseltir ve yaşam süresini uzatır. Polenin sürekli olarak alınabilir olması, göze çarpar bir enerji artışına neden olur. Polen, dünya atletleri arasında favori bir besin maddesi olarak tüketilmektedir. Bu durum performans kalitesini yükseltmesi ve sürdürmesi ile ilgilidir. Ayrıca polen alerjisi olan çocukların tedavisinde ve prostat hastalarında da kullanılmaktadır.</p>
<p>Polenin başlıca kullanım alanı bir besin maddesi olarak değerlendirilmesidir. Evcil hayvanların ve laboratuvar böceklerinin yemlerine eklenen polenin büyüme hızını artırdığı, sindirimi kolaylaştırdığı ve daha sağlıklı bir görünüm kazandırdığı ifade edilmiştir.</p>
<p>Polen insanlar tarafından günlük olarak protein, vitamin ve mineral madde gereksinimini karşılamak için doğrudan doğruya kullanılabilmektedir. Çeşitli araştırmacılar tarafından polenin boş mideye, öğünlerden 15–20 dakika önce alınması tavsiye edilmiştir. Yaygın yetişkin dozu günde 3-4 kez yaklaşık 450-580 mg’dır. Ayrıca polen; kekler, haplar, kristal granüller, jeller, şuruplar içine konarak da pazarlanmaktadır. Böylelikle polen kullanılarak elde edilen ürünler hem ülke ekonomisi hem de insan sağlığı açısından oldukça faydalı olmaktadır.</p><p>The post <a href="https://www.aricicemal.com.tr/services/polen/">Polen</a> first appeared on <a href="https://www.aricicemal.com.tr">Arıcı Cemal</a>.</p>]]></content:encoded>
			</item>
		<item>
		<title>Bal Mumu</title>
		<link>https://www.aricicemal.com.tr/services/bal-mumu/</link>
		<pubDate>Fri, 10 Jun 2016 12:05:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[aricicemalarc81tr]]></dc:creator>
		
		<guid isPermaLink="false">https://www.aricicemal.com.tr/?post_type=services&#038;p=194</guid>
		<description><![CDATA[<p>A vitamininden tutun da antioksidanlara kadar hemen her şey balmumu içerisinde mevcuttur.</p>
<p>The post <a href="https://www.aricicemal.com.tr/services/bal-mumu/">Bal Mumu</a> first appeared on <a href="https://www.aricicemal.com.tr">Arıcı Cemal</a>.</p>]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<div class="section the_content has_content">
<div class="section_wrapper">
<div class="the_content_wrapper">
<p><strong>Balmumu Tarihçesi</strong><br />
Kültürel miras olarak balmumu en çok kullanılan hayvansal kaynaklı maddedir. Eski çağlardan beri, aydınlanmada ya da yalıtımda, çanak çömlekçilikte sızdırmazlığı sağlamada kullanılmaktadır.</p>
<p>Mısırlılar, balmumunu mumya yapımında balsam içerisinde ve gemi sanayinde, Romalılar ve Yunanlılar, su geçirmez taş zeminlerde ve mermerlerin cilalanmasında kullanmaktaydılar. Orta çağa kadar, bir boyama tekniği olan çini yapımında, tutkal olarak değerlendirilmekteydi. Balmumu, yüzyıllar boyunca, mum heykeltıraşlığını gerçekleştirmede kullanılmıştır. 17. ve 20. yüzyıllarda balmumu heykeltıraşlığı anatomik oymacılık ve botanik modeller yapımı yönünde gelişme göstermiştir. <strong> </strong></p>
<p><strong>Balmumunun Tanımı</strong><br />
Balmumu, Asya kökenli <em>Apis dorsata, Apis florea, Apis indica,</em> Afrika kökenli <em>Apis mellifera adansonii </em>ve Avrupa kökenli <em>Apis mellifera</em> gibi farklı balarıları tarafından üretilen doğal bir üründür. İki haftalık, işçi arıların abdomeninin ventral bölgesinde bulunan dört parçalı balmumu bezler, tarafından salgılanır ve indirgen şekerlerden sentezlenir.</p>
<p>Bal mumu isçi arıların 12–18 günlük yaş dönemlerinde 4, 5, 6 ve 7. abdominal segmentlerdeki mum salgı bezlerinden salgılanan bir maddedir. Saf balmumu, arı koyu renkli bal ya da şeker şurubu ile beslense de daima beyaz renklidir.  Rengi salgılandığı anda beyaz olmasına rağmen, daha sonra koyulaşarak sarıya veya kahverengine döner.  Mum peteğindeki sarı renge, polen kaynaklı yağ içinde eriyebilen karotenoid pigmentleri neden olmaktadırlar.</p>
<p>Arılar bu maddeyi yavru yetistirmek, bal ve polen depolamak üzere gerekli depo gözlerini örmek için salgılarlar. Kuluçka gözleri, koza fragmentlerinin hücrelerde birikmesi sonucu uzun süreli kullanımlardan sonra koyu renge dönüşmektedir. Günümüzde peteklerin balı süzüldükten sonra geriye kalan örülmüş petek mumları eritilip yabancı maddelerden ayrılarak tekrar arıcılıkta kullanılmaktadır.<strong> </strong></p>
<p><strong>Balmumunun Fiziksel Özellikleri</strong><br />
Balmumunun kendine özgü bir özgül ağırlığı, kokusu ve karakteristik bir tadı vardır. Balmumu suda erimez, eter kloroform ve yağlarda tamamen erir.  Kuzey Asya kökenli balmumu (<em>Apis dorsata, Apis florea, Apis cerana</em> tarafından üretilen) Ghedda mumu olarak adlandırılır, kimyasal ve fiziksel açıdan, <em>Apis mellifera</em> tarafından üretilen balmumundan farklıdır.</p>
<p>15 °C’de parmaklar arasında sıkıldığı zaman ufalanır. 45–48 °C’de ise yumuşar ve kolayca şekil verilebilen bir yapıya kavuşur.</p>
<p>İşçi arılar ham mumu 34°C’de çiğneyerek petek gözlerinin yapımını gerçekleştirirler.  Balmumunun erime noktası 64°C’dir.</p>
<p><strong>Kimyasal Kompozisyonu</strong><br />
Balmumu, hidrokarbonlar (%14), triesterler (%3), hidroksimonoesterler (%4), hidroksipoliesterler (%8), monoasit esterler (%1), asit poliesterler (%2), serbest asitler (%12), serbest alkoller (%1) ve %1 oranında tanımlanamaya bileşiklerden meydana gelmektedir.</p>
<p><strong>Temel Petek Üretimi</strong><br />
Arılar 1 kg bal mumu yapmak için 10 ile 25 kg arasında bal tüketir. Saf bal mumu çeşitli üretim dallarında, örneğin kozmetik ve ilaç sanayinde, boya ve vernik üretiminde kullanılır. En yoğun kullanıldığı alan ise petek yapımıdır.</p>
<p>Temel Petek üretiminde “sıcak döküm” ve “baskı rulo” sistemi olmak üzere iki farklı yöntem uygulanır.   Her iki sistemde de silindirden çıkan bal mumu levhalar otomatik ayarlı bıçaklarla istenen boyutlarda kesilir ve temel petek olarak çerçevelere takılır. Temel Petek üretiminde kullanılacak % 100 saf ve doğal bal mumu olmalıdır. Temel Petek haline getirilmeden önce Amerikan ve Avrupa yavru çürüklüğü ve Kireç hastalığı gibi hastalık etkenlerine karşı 120 °C de sterilize edilmelidir.</p>
<p align="center"><strong><img class="size-full wp-image-450 aligncenter" src="http://www.tab.org.tr/wp-content/uploads/2016/07/tab-balmumu1.jpg" sizes="(max-width: 462px) 100vw, 462px" srcset="https://www.tab.org.tr/wp-content/uploads/2016/07/tab-balmumu1.jpg 462w, https://www.tab.org.tr/wp-content/uploads/2016/07/tab-balmumu1-300x173.jpg 300w, https://www.tab.org.tr/wp-content/uploads/2016/07/tab-balmumu1-253x146.jpg 253w, https://www.tab.org.tr/wp-content/uploads/2016/07/tab-balmumu1-50x29.jpg 50w, https://www.tab.org.tr/wp-content/uploads/2016/07/tab-balmumu1-130x75.jpg 130w" alt="tab-balmumu1" width="462" height="267" /></strong></p>
<p align="center"><strong>Şekil 1. </strong>Balmumu Salgılayan Genç İşçi Arı</p>
<p>Petek;  arıların mum örmekle geçirecekleri zamanı bal taşımaya ayırmalarını ve düzensiz petek örerek kovan içi çalışma ahengini bozmalarını önler. Ana arının ise döllü yumurta bırakmasını sağlar. Türk Gıda Kodeksi Bal tebliğine uygun işlenmelidir.</p>
<p>Temel peteklerde dm karede 750 ila 830 petek gözünün başlangıcı bulunur.</p>
<div align="center"><strong><img class="size-full wp-image-451 aligncenter" src="http://www.tab.org.tr/wp-content/uploads/2016/07/tab-balmumu2.jpg" sizes="(max-width: 620px) 100vw, 620px" srcset="https://www.tab.org.tr/wp-content/uploads/2016/07/tab-balmumu2.jpg 620w, https://www.tab.org.tr/wp-content/uploads/2016/07/tab-balmumu2-300x135.jpg 300w, https://www.tab.org.tr/wp-content/uploads/2016/07/tab-balmumu2-260x117.jpg 260w, https://www.tab.org.tr/wp-content/uploads/2016/07/tab-balmumu2-50x23.jpg 50w, https://www.tab.org.tr/wp-content/uploads/2016/07/tab-balmumu2-150x68.jpg 150w" alt="tab-balmumu2" width="620" height="280" /></strong></div>
<div align="center"><strong>Şekil 2. </strong>Temel Petek</div>
</div>
</div>
</div><p>The post <a href="https://www.aricicemal.com.tr/services/bal-mumu/">Bal Mumu</a> first appeared on <a href="https://www.aricicemal.com.tr">Arıcı Cemal</a>.</p>]]></content:encoded>
			</item>
	</channel>
</rss>
